Arbitrum DAO'da ilginç bir hukuki gelişme yaşanıyor.
rsETH açığından sonra dondurulan 30.765 ETH üzerinde kontrolün kime ait olduğu sorusu, beklediğinizden çok daha karmaşık bir duruma dönüştü. Kuzey Kore terörizm mağdurlarını temsil eden bir avukat, Arbitrum DAO'ya New York menfi tespit kararı tebliğ ederek bu fonların DPRK ile bağlantılı mülk olduğunu iddia ediyor. Dosyalama, Kuzey Kore'ye karşı yaklaşık 877 milyon dolar tutarındaki uzun süredir devam eden mahkûmiyetlerle bağlantılı üç federal icra davasında yer alıyor. Burada yaşanan tartışma, aslında iki farklı mağdur grubunun çıkarları arasında bir seçim olarak ortaya çıkıyor. Bir tarafta rsETH mevduat sahipleri var; diğer tarafta ise Kuzey Kore tarafından desteklendiği tespit edilen terör olaylarından zarar görmüş aileler bulunuyor. Avukat Charles Gerstein'ın başvurusunda, Lazarus Grubu'nun Kuzey Kore devleti ile ilişkilendirilmesi nedeniyle söz konusu ETH'nin ABD yaptırım yasaları kapsamında DPRK mülkü olarak nitelendirileceğini savunuyor. Gerstein'ın dosyasında üç temel dava yer alıyor. Bunlardan biri 1972 Lod Havalimanı Katliamı ile ilgili; o saldırıda İsrail'de silahlı kişiler 26 kişiyi öldürmüş ve bir ABD mahkemesi bunu Kuzey Kore tarafından desteklendiği tespit etmiştir. Diğer davalar ise Rahip Kim Dong Shik'in kaçırılması ve 2006 İsrail-Hezbollah savaşı sırasında Pyongyang'ın silah sağlaması ile bağlantılı. Davacılar bu davalarda kazandılar ancak Kuzey Kore hiçbir zaman ödeme yapmadı. Şimdi aileler, ödenmemiş mahkeme kararlarını karşılamak için herhangi bir DPRK mülkü aramaya çalışıyor. Arbitrum delegeleri arasında ise farklı görüşler var. Zeptimus gibi bazı delegeler, ETH'nin çalınmış mal olduğunu ve orijinal rsETH mevduat sahiplerine iade edilmesi gerektiğini savunuyor. Temel mülkiyet hukukuna göre, hırsızın mülkiyet hakkı kazanamayacağını belirtiyorlar. Bu bakış açısında, Kuzey Kore'nin borcunun maliyetini kendileri de soyulmuş farklı bir mağdur grubuna yıkmanın adil olmayacağı düşünülüyor. Diğer taraftan, Aave kullanıcılarının günlük faiz maliyetleri de önemli bir sorun. Entropy Advisors, bu maliyetlerin karşılanması için oy kullanılmasını çağırıyor. Axia ise sigortanın kapsamı hakkında sorular gündeme getiriyor. Sonuç olarak, Arbitrum DAO'nun karşısında zor bir tercih duruyor: Pozisyonlarını kapatamayan DeFi kullanıcılarını koruması mı, yoksa onlarca yıl öncesine uzanan terör olaylarının mağdurlarına adalet sağlanmasına yardımcı olması mı. Her iki tarafın da meşru talepleri var, ancak DAO'nun sınırlı kaynakları var.
Arbitrum DAO'da ilginç bir hukuki gelişme yaşanıyor.
rsETH açığından sonra dondurulan 30.765 ETH üzerinde kontrolün kime ait olduğu sorusu, beklediğinizden çok daha karmaşık bir duruma dönüştü.
Kuzey Kore terörizm mağdurlarını temsil eden bir avukat, Arbitrum DAO'ya New York menfi tespit kararı tebliğ ederek bu fonların DPRK ile bağlantılı mülk olduğunu iddia ediyor.
Dosyalama, Kuzey Kore'ye karşı yaklaşık 877 milyon dolar tutarındaki uzun süredir devam eden mahkûmiyetlerle bağlantılı üç federal icra davasında yer alıyor.
Burada yaşanan tartışma, aslında iki farklı mağdur grubunun çıkarları arasında bir seçim olarak ortaya çıkıyor.
Bir tarafta rsETH mevduat sahipleri var; diğer tarafta ise Kuzey Kore tarafından desteklendiği tespit edilen terör olaylarından zarar görmüş aileler bulunuyor.
Avukat Charles Gerstein'ın başvurusunda, Lazarus Grubu'nun Kuzey Kore devleti ile ilişkilendirilmesi nedeniyle söz konusu ETH'nin ABD yaptırım yasaları kapsamında DPRK mülkü olarak nitelendirileceğini savunuyor.
Gerstein'ın dosyasında üç temel dava yer alıyor.
Bunlardan biri 1972 Lod Havalimanı Katliamı ile ilgili; o saldırıda İsrail'de silahlı kişiler 26 kişiyi öldürmüş ve bir ABD mahkemesi bunu Kuzey Kore tarafından desteklendiği tespit etmiştir.
Diğer davalar ise Rahip Kim Dong Shik'in kaçırılması ve 2006 İsrail-Hezbollah savaşı sırasında Pyongyang'ın silah sağlaması ile bağlantılı.
Davacılar bu davalarda kazandılar ancak Kuzey Kore hiçbir zaman ödeme yapmadı.
Şimdi aileler, ödenmemiş mahkeme kararlarını karşılamak için herhangi bir DPRK mülkü aramaya çalışıyor.
Arbitrum delegeleri arasında ise farklı görüşler var.
Zeptimus gibi bazı delegeler, ETH'nin çalınmış mal olduğunu ve orijinal rsETH mevduat sahiplerine iade edilmesi gerektiğini savunuyor.
Temel mülkiyet hukukuna göre, hırsızın mülkiyet hakkı kazanamayacağını belirtiyorlar.
Bu bakış açısında, Kuzey Kore'nin borcunun maliyetini kendileri de soyulmuş farklı bir mağdur grubuna yıkmanın adil olmayacağı düşünülüyor.
Diğer taraftan, Aave kullanıcılarının günlük faiz maliyetleri de önemli bir sorun.
Entropy Advisors, bu maliyetlerin karşılanması için oy kullanılmasını çağırıyor.
Axia ise sigortanın kapsamı hakkında sorular gündeme getiriyor.
Sonuç olarak, Arbitrum DAO'nun karşısında zor bir tercih duruyor:
Pozisyonlarını kapatamayan DeFi kullanıcılarını koruması mı, yoksa onlarca yıl öncesine uzanan terör olaylarının mağdurlarına adalet sağlanmasına yardımcı olması mı.
Her iki tarafın da meşru talepleri var, ancak DAO'nun sınırlı kaynakları var.