Merkeziyetsizlik AI'yi her bahsettiğimde, o derin gece tartışmasını hatırlıyorum. O zamanlar ben sadece bir Web3 acemisiydim ve birkaç teknoloji meraklısıyla DC'de sabahlara kadar tartışıyorduk: AI tamamen büyük şirketlere mi bırakılmalı? O gece herkesin tartışması çok şiddetliydi, hatta biraz kontrolden çıktı. Ama şimdi geriye dönüp baktığımda, gerçekten düşünüyorum ki, o "güvensizlik" hissi, giderek daha fazla insanı AI'nın nereye gitmesi gerektiğini düşünmeye iten şeydi.
Açıkçası, merkezi AI'nın "kara kutu anları" na çok fazla tanıklık ettim. Örneğin, bir arkadaşımın hesabı platform tarafından nedensiz bir şekilde kapatıldı, itiraz edemedik, algoritmanın nasıl karar verdiği, verilerin nasıl kullanıldığı tamamen bilinmiyor. O çaresizlik hissi gerçekten çok rahatsız edici. Hele ki, veri gizliliği, algoritma önyargısı, haksız kazanç dağılımı... Bu sektördeki "gizli kurallar" konusunda hepimiz biliyoruz. AI aslında tüm toplumun kaynağı olmalı, ama gerçeklik onu giderek birkaç büyük firmanın "kendi alanı" haline getiriyor.
Kendi Claude hesabım da öyle, nedensiz yere kapatıldı, bulamıyorum da.
0G ile tanışana kadar, "Merkeziyetsizlik AI"nin bir slogan olmadığını, uygulanabilir bir teknik devrim olduğunu ilk kez gerçek bir şekilde hissettim. 0G ve HackQuest'in derin işbirliği, geliştirici topluluğuna dair hayal gücümü gerçekten yeniledi. HackQuest, geliştirici eğitim platformu olarak, 4.1M finansmanın arkasında sayısız geliştiricinin gece gündüz süren çabaları var. 0G ise ilk merkeziyetsiz AI modül blockchain'lerinden biri olarak, "şeffaflık + ortak yönetim" anlayışını temel mimariye yazdı. Herkes AI'nın eğitim ve çıkarım süreçlerine katılabilir ve denetleyebilir; algoritmalar denetlenebilir hale geliyor ve kullanımı takip edilebilir. AI artık bir "kara kutu" değil, herkesin görebildiği ve katılabildiği bir "ortak yapı"!
Buradan bahsederken, 0G test ağını ilk deneyimlediğim anı hatırlıyorum. O gün cüzdanıma bağlandım, 650M+ işlem hacmi, 22 milyon hesap ve 8,000'den fazla doğrulayıcı gördüm, gerçekten biraz şaşırdım! Özellikle her shard TPS'nin 11k'ye ulaşabilmesi, sektörde oldukça etkileyici bir veri. Altyapının kurulduğunu hissedebiliyorsunuz, ekosistemin canlılığı yüzünüze çarpıyor. Daha da sevindirici olan, 0G'nin modüler mimari tasarımı - yürütme, uzlaşma, depolama ve veri kullanılabilirliğinden her katman bağımsız olarak yükseltilebilir ve genişletilebilir. Geliştirici olarak, bu esneklik harika! Yeni özellikler entegre etmek istiyorsanız, doğrudan SDK kullanarak, kesintisiz bir şekilde bağlanabiliyor, verimlilik ise inanılmaz derecede yüksek.
Elbette, teknolojinin idealleri her zaman gerçeklerin zorluklarıyla karşı karşıya kalır. Örneğin, dağıtık sistemlerin yüksek gecikme süresi, karmaşık koordinasyon, modülerlik teorik olarak çok güzel olsa da, pratikte performans ve ölçeklenebilirlik gerçekten bir arada elde edilebilir mi? Ayrıca ekosistem standartlarının uyumluluğu, herkes kendi yolunda giderse parçalanma olur mu? Bu tür şüpheleri düşünmedim değil. Açıkçası, sektörde de pek çok kişi durumu izliyor. Ama 0G'nin yaklaşımı, önce test ağı verileri ile konuşmak, sonra sürekli olarak birlikte çalışabilirlik standartlarını geliştirmek ve ekosistemi yavaş yavaş büyütmek ve güçlendirmek.
Beni en çok «gelecek hissi» patlayan şey, 0G'nin piyasaya sürdüğü iNFT. Hayal edebiliyor musun? AI Agent, NFT'ye dönüşüyor; alınıp satılabilir, sahip olunabilir, yetkilendirilebilir ve hatta telif ücreti kazanabilir! ERC-7857 standardı, şifreleme ve gizlilik korumalı meta verileri destekliyor, Agent'ın zekası korunabiliyor. Daha da etkileyici olanı, meta verilerin ve mülkiyetin senkronize bir şekilde aktarılabilmesi; alıcı gerçekten kullanılabilir bir Agent alıyor, bir dizi boş kutu değil. Hatta Agent dinamik olarak evrimleşebiliyor ve sürekli değer kazanabiliyor. Bu yenilik, AI ve NFT hakkındaki anlayışımı tamamen alt üst etti. AI artık sadece bir araç değil, sahip olunabilen ve güçlendirilebilen «akıllı varlık»!
Sektör bu yıllarda çok hızlı değişti. Web3, en başta "idealist ütopya"dan, şimdi teknolojinin hayata geçmesine kadar, herkes bir sonraki büyüme noktasını arıyor. Merkeziyetsizlik AI, tam da bu rüzgarın üzerine oturuyor. Geçmişte hep "veri yeni petrol" derdik, ama 0G'de, veri ve zeka "ortak inşa, ortak yönetim, ortak paylaşım" kaynaklarına dönüşüyor. Her geliştirici, her kullanıcı bu sürece katılabilir ve sektörü daha adil, daha şeffaf bir yöne yönlendirebilir.
Elbette, hala birçok zorluk var. Performans, gizlilik, standart parçalanması, uyum riski... Bu sorunlardan hiçbiri göz ardı edilemez. Ancak işte bu zorluklar sayesinde, 0G gibi "baştan inşa etmeyi" göze alan yenilikçilere daha çok ihtiyaç var. Bir sektör gazisi olarak, giderek daha fazla inanıyorum ki: Merkeziyetsiz AI, sadece bir teknik yükseltme değil, aynı zamanda adalet, şeffaflık ve kullanıcı kontrolü üzerine bir toplumsal devrimdir.
Gelecek nasıl olacak? Bilmiyorum. Ama biliyorum ki, şeffaflık ve adalet için sesini yükselten insanlar olduğu sürece, kuralları değiştirmek için teknoloji kullanmaya istekli olduğu sürece, bu sektör her zaman ileriye gidecek. Ve ben de her zaman yolda olacağım, her bir devrimin gelişine tanıklık edecek ve katılacağım.🌟
Son olarak, 9 Eylül akşamı, 0G'nin Şanghay'da "Geleceğin Kapısını Açmak" adlı bir etkinliği var. Eğer Şanghay'daysanız veya çevresindeyseniz, kesinlikle kaçırmayın.
This page may contain third-party content, which is provided for information purposes only (not representations/warranties) and should not be considered as an endorsement of its views by Gate, nor as financial or professional advice. See Disclaimer for details.
0G'de Merkeziyetsizlik AI'nın yükselişine tanık oldum.
Merkeziyetsizlik AI'yi her bahsettiğimde, o derin gece tartışmasını hatırlıyorum. O zamanlar ben sadece bir Web3 acemisiydim ve birkaç teknoloji meraklısıyla DC'de sabahlara kadar tartışıyorduk: AI tamamen büyük şirketlere mi bırakılmalı? O gece herkesin tartışması çok şiddetliydi, hatta biraz kontrolden çıktı. Ama şimdi geriye dönüp baktığımda, gerçekten düşünüyorum ki, o "güvensizlik" hissi, giderek daha fazla insanı AI'nın nereye gitmesi gerektiğini düşünmeye iten şeydi.
Açıkçası, merkezi AI'nın "kara kutu anları" na çok fazla tanıklık ettim. Örneğin, bir arkadaşımın hesabı platform tarafından nedensiz bir şekilde kapatıldı, itiraz edemedik, algoritmanın nasıl karar verdiği, verilerin nasıl kullanıldığı tamamen bilinmiyor. O çaresizlik hissi gerçekten çok rahatsız edici. Hele ki, veri gizliliği, algoritma önyargısı, haksız kazanç dağılımı... Bu sektördeki "gizli kurallar" konusunda hepimiz biliyoruz. AI aslında tüm toplumun kaynağı olmalı, ama gerçeklik onu giderek birkaç büyük firmanın "kendi alanı" haline getiriyor.
Kendi Claude hesabım da öyle, nedensiz yere kapatıldı, bulamıyorum da.
0G ile tanışana kadar, "Merkeziyetsizlik AI"nin bir slogan olmadığını, uygulanabilir bir teknik devrim olduğunu ilk kez gerçek bir şekilde hissettim. 0G ve HackQuest'in derin işbirliği, geliştirici topluluğuna dair hayal gücümü gerçekten yeniledi. HackQuest, geliştirici eğitim platformu olarak, 4.1M finansmanın arkasında sayısız geliştiricinin gece gündüz süren çabaları var. 0G ise ilk merkeziyetsiz AI modül blockchain'lerinden biri olarak, "şeffaflık + ortak yönetim" anlayışını temel mimariye yazdı. Herkes AI'nın eğitim ve çıkarım süreçlerine katılabilir ve denetleyebilir; algoritmalar denetlenebilir hale geliyor ve kullanımı takip edilebilir. AI artık bir "kara kutu" değil, herkesin görebildiği ve katılabildiği bir "ortak yapı"!
Buradan bahsederken, 0G test ağını ilk deneyimlediğim anı hatırlıyorum. O gün cüzdanıma bağlandım, 650M+ işlem hacmi, 22 milyon hesap ve 8,000'den fazla doğrulayıcı gördüm, gerçekten biraz şaşırdım! Özellikle her shard TPS'nin 11k'ye ulaşabilmesi, sektörde oldukça etkileyici bir veri. Altyapının kurulduğunu hissedebiliyorsunuz, ekosistemin canlılığı yüzünüze çarpıyor. Daha da sevindirici olan, 0G'nin modüler mimari tasarımı - yürütme, uzlaşma, depolama ve veri kullanılabilirliğinden her katman bağımsız olarak yükseltilebilir ve genişletilebilir. Geliştirici olarak, bu esneklik harika! Yeni özellikler entegre etmek istiyorsanız, doğrudan SDK kullanarak, kesintisiz bir şekilde bağlanabiliyor, verimlilik ise inanılmaz derecede yüksek.
Elbette, teknolojinin idealleri her zaman gerçeklerin zorluklarıyla karşı karşıya kalır. Örneğin, dağıtık sistemlerin yüksek gecikme süresi, karmaşık koordinasyon, modülerlik teorik olarak çok güzel olsa da, pratikte performans ve ölçeklenebilirlik gerçekten bir arada elde edilebilir mi? Ayrıca ekosistem standartlarının uyumluluğu, herkes kendi yolunda giderse parçalanma olur mu? Bu tür şüpheleri düşünmedim değil. Açıkçası, sektörde de pek çok kişi durumu izliyor. Ama 0G'nin yaklaşımı, önce test ağı verileri ile konuşmak, sonra sürekli olarak birlikte çalışabilirlik standartlarını geliştirmek ve ekosistemi yavaş yavaş büyütmek ve güçlendirmek.
Beni en çok «gelecek hissi» patlayan şey, 0G'nin piyasaya sürdüğü iNFT. Hayal edebiliyor musun? AI Agent, NFT'ye dönüşüyor; alınıp satılabilir, sahip olunabilir, yetkilendirilebilir ve hatta telif ücreti kazanabilir! ERC-7857 standardı, şifreleme ve gizlilik korumalı meta verileri destekliyor, Agent'ın zekası korunabiliyor. Daha da etkileyici olanı, meta verilerin ve mülkiyetin senkronize bir şekilde aktarılabilmesi; alıcı gerçekten kullanılabilir bir Agent alıyor, bir dizi boş kutu değil. Hatta Agent dinamik olarak evrimleşebiliyor ve sürekli değer kazanabiliyor. Bu yenilik, AI ve NFT hakkındaki anlayışımı tamamen alt üst etti. AI artık sadece bir araç değil, sahip olunabilen ve güçlendirilebilen «akıllı varlık»!
Sektör bu yıllarda çok hızlı değişti. Web3, en başta "idealist ütopya"dan, şimdi teknolojinin hayata geçmesine kadar, herkes bir sonraki büyüme noktasını arıyor. Merkeziyetsizlik AI, tam da bu rüzgarın üzerine oturuyor. Geçmişte hep "veri yeni petrol" derdik, ama 0G'de, veri ve zeka "ortak inşa, ortak yönetim, ortak paylaşım" kaynaklarına dönüşüyor. Her geliştirici, her kullanıcı bu sürece katılabilir ve sektörü daha adil, daha şeffaf bir yöne yönlendirebilir.
Elbette, hala birçok zorluk var. Performans, gizlilik, standart parçalanması, uyum riski... Bu sorunlardan hiçbiri göz ardı edilemez. Ancak işte bu zorluklar sayesinde, 0G gibi "baştan inşa etmeyi" göze alan yenilikçilere daha çok ihtiyaç var. Bir sektör gazisi olarak, giderek daha fazla inanıyorum ki: Merkeziyetsiz AI, sadece bir teknik yükseltme değil, aynı zamanda adalet, şeffaflık ve kullanıcı kontrolü üzerine bir toplumsal devrimdir.
Gelecek nasıl olacak? Bilmiyorum. Ama biliyorum ki, şeffaflık ve adalet için sesini yükselten insanlar olduğu sürece, kuralları değiştirmek için teknoloji kullanmaya istekli olduğu sürece, bu sektör her zaman ileriye gidecek. Ve ben de her zaman yolda olacağım, her bir devrimin gelişine tanıklık edecek ve katılacağım.🌟
Son olarak, 9 Eylül akşamı, 0G'nin Şanghay'da "Geleceğin Kapısını Açmak" adlı bir etkinliği var. Eğer Şanghay'daysanız veya çevresindeyseniz, kesinlikle kaçırmayın.